News

Geri dönüşümde hedef 2030

Pfizer/Biontech ve Moderna, AB için aşı fiyatlarını artırdı: Yeni fiyatlar

Pfizer/Biontech ve Moderna, AB için aşı fiyatlarını artırdı: Yeni fiyatlar

Pfizer/Biontech ve Moderna, Avrupa Birliği (AB) ile yapılan son anlaşmada yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısı fiyatlarını yükseltti.

AA’nın Financial Times’tan aktardığı habere göre, Pfizer/Biontech‘in bir dozu için fiyat 15,50 avrodan 19,50 avroya çıkarıldı.

Daha önce 22,60 dolar civarı olan Moderna firmasının doz başı fiyatının ise yeni kontratta 25,50 dolar civarı olduğu görüldü.

27 Temmuz’da yetişkin nüfusun yüzde 70’ini aşılama hedefine ulaştığını duyuran AB, eylül sonu itibarıyla 1 milyardan fazla doz aşı temin etmeyi planlıyor.

Avrupa İlaç Ajansı (EMA), şu ana kadar AB ülkelerinde Pfizer/Biontech, Moderna, AstraZeneca ve Johnson&Johnson firmalarınca üretilen aşıların kullanımına izin veriyor. EMA Sinovac, Curevac, Novavax, Sputnik V ve Sanofi Pasteur aşılarının ön değerlendirmesine devam ediyor.​​​​​​​

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum

İsim *

E-posta *

İnternet sitesi

Bir dahaki sefere yorum yaptığımda kullanılmak üzere adımı, e-posta adresimi ve web site adresimi bu tarayıcıya kaydet.

AB’de atıklar için yeni hedefler (AB Konseyi yasa paketini onayladı)

AB Konseyi tarafından onaylanan yasa, 2025, 2030 ve 2035 yıllarına kadar olan dönemleri kapsayan atık ayrıştırma ve geri dönüşüm hedeflerini ortaya koyuyor.

AB’de atıklar için yeni hedefler (AB Konseyi yasa paketini onayladı)

AB Konseyi tarafından onaylanan yasa yürürlüğe girdiğinde, hem atıkların yönetimi, hem de geri dönüştürülmüş değerli materyallerin kullanımı desteklenecek. Yeni kurallar 2025, 2030 ve 2035 yıllarına kadar olan dönemleri kapsayan atık ayrıştırma ve geri dönüşüm hedefleri ortaya koyuyor.

Avrupa Parlamentosu ile üzerinde uzlaşıya varılmış olan atık yönetimine ilişkin dört yasa teklifi, AB Konseyi’nde onaylandı.

avrupa-parlamentosu-1-gidahatti

Estonya Dönem Başkanlığı ve Avrupa Parlamentosu arasında 18 Aralık 2017’de varılan koşullu anlaşmanın AB Konseyi’ndeki onayı sonrasında, yeni yasa paketinin Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu oyuna sunulması, bunun sonunda da son kabul için AB Konseyi’ne gönderilmesi gerekiyor. Yasal düzenlemeler, AB Resmi Gazetesi’nde yayımlandıktan 20 gün sonra yürürlüğe girecek.

AB genelinde yeni atık yönetimi ve atıkların geri dönüşümüne ilişkin düzenlemeler içeren yeni yasa paketiyle birlikte, geri dönüşümde artış ve dönüşüm ekonomisine katkı sağlanacak. Ayrıca hem atıkların yönetimi, hem de geri dönüştürülmüş değerli materyallerin kullanımı desteklenecek.

Yeni yasa paketi, atık maddelerin geri dönüşümü sayesinde çöp birikim sahalarının azaltılması konusunda, belirli bir süre sonuna kadar hukuki bağlayıcılığı olan hedefler ortaya koyuyor. Bu hedeflerle geri dönüştürülen kentsel ve ambalaj atıklarının miktarında artış olacak ve ambalajlarda kullanılan materyallerin geri dönüşümü için ek hedefler belirlenecek. Düzenlemeler, atık depolama sahasına gönderilen kentsel atık miktarında azalma olmasını da kapsıyor.

Yasa paketiyle, kentsel atıkların geri dönüştürülmesi ve tekrar kullanılmasıyla ilgili hedefler belirlendi.

Atık yönetimi ve atıkların geri dönüşümü

Üye ülkelerin 1 Ocak 2025 tarihine kadar tekstil ve zararlı ev atıklarının ayrıştırılması, 31 Aralık 2023 tarihine kadar da biyo-atıkların ayrıştırılması ya da yerinde dönüştürülmesi (gübreleme) uygulamalarını yerine getirme zorunluluğu bulunuyor. Bu uygulamalar halen var olan kağıt, karton, cam, metal ve plastiklerin ayrıştırılmasına ek olarak getiriliyor.

Ayrıca, tüm ambalajlar için geçerli olmak üzere, zorunlu genişletilmiş üretici sorumluluğuna ilişkin düzenlemeler de AB mevzuatına dahil edilmiş oldu.

Atık yönetimi ve atıkların geri dönüşümü

Yeni yasa, uluslararası uygulamalarla; yanlış atık yönetiminin sera gazı salınımı üzerindeki etkileri, hava kirliliği ve denizlerdeki kirlilik gibi çevre sorunlarını ele alıyor. Bu düzenlemeler altında üreticilerin, sorumlulukları kapsamındaki ürünlerin tüm paketlerine ilişkin sorumluluğu bulunuyor ve bu doğrultuda maddi katkıda bulunmaları gereği getiriliyor.

Atıkların toprak altında depolanmasının yeraltı ve yer üstü suları ile toprak kirliliğine yol açtığı biliniyor. Yasa kapsamında atık halindeki değerli materyallerin geri dönüşümü, yeniden kullanımı ve ekonomiye geri kazandırılması sağlanarak, sürekli bir dönüşüm halinde olan bir ekonomiye geçişe katkı hedefleniyor. Atıklar kaynak olarak kullanılırken, ekonomi faaliyetleri alanında yeni fırsatlar da ortaya çıkıyor.

Zorlu Holdingten Net Sıfır Hedefi

Zorlu Holdingten Net Sıfır Hedefi

Zorlu Holding, 2030 yılına kadar net sıfır emisyon hedefi taahhüt ettiğini duyurdu. 2050 yılına kadar bu hedefi tüm değer zincirini kapsayacak hale getirmeyi, aynı zamanda sıfır atık noktasına ulaşmayı ve kullandığı suyun tamamını geri kazanmayı planladığını açıkladı.

Zorlu Holding, “dünyadaki paydaş temelli dönüşüme cevap verdiği Akıllı Hayat 2030 stratejisi doğrultusunda benimsediği “sorumlu yatırım holdingi” anlayışıyla; çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) alanlarında belirlediği değer yaratacak hedeflerini; grup şirketlerinin de sahiplendiği ve ihtiyaçları özelinde yönettiği bir dönemi” başlattığını duyurdu. 2030 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmayı amaçlayan Zorlu Grubu, 2050 yılına kadar bu hedefi tüm değer zincirini kapsayacak hale getirmeyi planlıyor. Atıkları 2030’a kadar %50 oranında azaltmayı ve 2050’ye kadar da sıfır atık noktasına ulaşmayı hedeflediğini belirten Zorlu Grubu, 2030’a kadar kullanılan suyun %50’sini, 2050’ye kadar da tamamını geri kazanmayı amaçlıyor. 2030’a kadar %100 sürdürülebilir tedarik zinciri hedefleyen Grup, ayrıca 2030’a kadar FAVÖK’ünün %1’ini Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na katkı veren çalışmalara ayıracak.

Zorlu Holding, yenilenen Akıllı Hayat 2030 stratejisini, Zorlu Holding üst yönetimi ve çalışanların katılımıyla düzenlediği webinarda açıkladı. Toplantıda Zorlu Holding CEO’su Ömer Yüngül, Zorlu Holding CFO’su ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Cem Köksal, Vestel Şirketler Grubu Başkanı Turan Erdoğan, Zorlu Tekstil Grubu Başkanı Necat Altın, Zorlu Enerji Grubu Başkanı Sinan Ak, Zorlu Maden Grubu Başkanı Orhan Yılmaz, Zorlu Holding İnsan Kaynakları Grubu Başkanı Necmi Kavuşturan grubun çalışanlarıyla çevrimiçi olarak bir araya geldi.

Düzenlenen webinarda Zorlu Holding’in insan kaynağı, inovasyon ve çevresel sermaye gibi finansal olmayan varlıklarını, “insan odaklı ekosistemler” ve “yenileyici iş modelleri” olmak üzere iki alana yatırım yaparak yöneteceği belirtildi. Grup, bu alandaki hedeflerine, tüm sektörleriyle güç birliği içinde hızla ulaşmak adına radikal işbirlikleri gerçekleştireceğini, karmaşık küresel sorunlara çok paydaşlı yapılarla yanıt vereceğini açıkladı.

Zorlu Holding’ten Net Sıfır Hedefi

Zorlu Holding CEO’su Ömer Yüngül şöyle konuştu: “Sorumlu yatırım holdingi yaklaşımımızla, şirketlerimizin çevresel, sosyal ve yönetişim odaklı işler üretmesini sağlayarak karbonsuz ve daha sorumlu bir ekonomiye geçişi hızlandıracağız.” Son 4-5 yıla bakıldığında dünyanın, insanlık tarihinin en hızlı ve köklü dönüşümlerinden birini yaşadığını dile getiren Zorlu Holding CEO’su Ömer Yüngül, “İklim krizi, kısıtlı doğal kaynaklar, dijitalleşme derken şu an içinde yaşadığımız pandemi gibi birçok büyük meseleyle karşı karşıyayız. Tüm bunlar, küresel sistemi değişime zorlamaya devam ediyor. Bu değişim için bizim gibi özel sektöre önemli sorumluluk düşüyor. Biz, yenilenen Akıllı Hayat 2030 stratejimizle aslında dünyada yaşanan bu değişim ve dönüşüme Zorlu Grubu olarak nasıl cevap vereceğimizi daha da net ortaya koyuyoruz. Bu stratejiyle, sorumlu yatırım holdingi yaklaşımımızla; şirketlerimiz, paydaşlarımız, toplum ve gelecek için yatırım yaparken; çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında en yüksek değeri yaratmaya odaklanıyoruz. Bu strateji bizim krizlere karşı dayanıklılığımızı arttırırken; uzun dönemde karlılık da yaratabilme özelliğine sahip. Dünyanın içinden geçtiği süreçte bu değişim hem işimizin devamlılığı hem de dünyanın geleceği adına, artık bir zorunluluk. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı bunun en yakın örneği. İhracatımızın önemli bir kısmını bu bölgeye yapan bir grup olarak Akıllı Hayat 2030 stratejimiz doğrultusunda, atacağımız sürdürülebilirlik odaklı adımlarla bu duruma uyum sağlamanın da ötesinde; bu konuda ülkemizde öncü ve örnek olabileceğimize inanıyoruz. Bunun için elimizde önemli varlıklarımız var. Teknoloji, dijitalleşme ve inovasyon kapasitemiz oldukça yüksek. Bu sayede yenilikçi ve sorumlu ürün ve hizmetler sunabiliyoruz. Yenilenebilir enerjiye, elektrikli araç ekosistemine, akıllı elektronik-beyaz eşyaya, teknik ve akıllı tekstil ürünlerine çok ciddi yatırımlarımız var. Bunları daha karbonsuz ve daha sorumlu bir ekonomiye doğru taşıyarak şirketlerimiz aracılığıyla dünyada bu değişim ve dönüşüme katkı sağlamayı hedefliyoruz. Tüm bunları yaparken de en çok yetkin insan kaynağımıza; çalışma arkadaşlarımızın gücüne ve inovatif bakış açılarıyla yarattıkları artı değere; duyarlılıklarıyla attıkları adımlara, birlikte sahiplendiğimiz vizyona güveniyoruz“ dedi.

Zorlu Holding CFO’su ve Sürdürülebilirlik Komitesi Cem Köksal: “Düşük karbonlu bir büyüme stratejiniz yoksa bu dünyada uzun dönemde ayakta kalmanız ve yaşamanız mümkün değil.” Artık yatırımcıların, şirketlerin bilançolarına etki eden finansal olmayan konuları çok daha fazla dikkate aldığını ifade eden Zorlu Holding CFO’ su Cem Köksal; “Yapılan araştırmalar ÇSY performansını geliştiren ve büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası haline getirmiş şirketlerin uzun dönemde sürdürülebilir karlılık yaratma konusunda oldukça başarılı olduklarını gösteriyor. ÇSY, giderek kurumsal bir çerçeveye oturuyor, ölçümleniyor, buna göre şirketler değerlendiriliyor ve kredi mekanizmaları bile bunun üzerinden yeniden şekilleniyor. Avrupa Yeşil Mutabakat çağrısı ile Avrupa Birliği, 2050 yılına kadar net-sıfır karbon salım hedefine ulaşmayı taahhüt ediyor. Bu hedef sayesinde 2030 yılına kadar ise AB’nin karbon emisyonlarının 1990 yılına kıyasla en az %55 azaltılması amaçlanıyor. Düşük karbonlu bir büyüme stratejiniz yoksa bu dünyada uzun dönemde ayakta kalmanız ve yaşamanız mümkün değil… Bu konunun elzem bir zorunluluk olmasının yanı sıra bugünün gençleri ve geleceğimiz; gezegenin var oluşunun devamı için de ne kadar önemli ve kaçınılmaz olduğunun farkındayız. Biz de bu anlayışla, yeni stratejimiz doğrultusunda önümüzdeki dönemde insan odaklı ekosistemler ve yenileyici iş modelleri kurmaya daha fazla odaklanacağız. Yenileyici iş modellerimizle, 2030 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmayı hedefliyoruz. 2050 yılına kadar bu hedefi tüm değer zincirini kapsayacak hale getireceğiz. Atıklarımızı ise 2030’a kadar %50 azaltılmayı, 2050’ye kadar sıfır atık noktasına ulaşmayı hedefliyoruz. 2030’a kadar kullanılan suyun %50’sini, 2050’ye kadar %100’ünü geri kazanmayı amaçlıyoruz. Kuracağımız insan odaklı ekosistemlerle Grup olarak 2030’a kadar FAVÖK’ümüzün %1’ini Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na katkı veren çalışmalara ayırmayı planlıyoruz. 2030’a kadar %100 sürdürülebilir tedarik zinciri de hedeflerimiz arasında yer alıyor” dedi.

Referans :
www.ekonomist.com.tr
www.gidahatti.com
ekoiq.com

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu